Yazıda neler var?
  1. 1. Melatonin, pankreatik β-hücre fonksiyonunu nasıl etkiliyor?
  2. 2. Akşam yemeği zamanlaması: 845 kişilik randomize çalışma
  3. 3. Melatoninin β-hücre üzerindeki akut etkisi
  4. 4. Genetik varyasyon melatonin zamanlamasını da etkileyebilir
  5. 5. Öğün zamanlamasına ilişkin diğer kanıtlar
  6. 6. Meta-analizlerin gösterdiği tablo
  7. 7. Melatonin takviyesi glisemik kontrolü bozuyor mu?
  8. 8. Klinik uygulama çıkarımları
  9. 9. Kişiselleştirilmiş beslenme açısından fırsat

Kronobeslenmede genetik varyasyon, pankreatik β-hücre yanıtı ve klinik uygulama

Aynı öğün, biyolojik gecenin başlangıcından önce veya sonra tüketildiğinde aynı glisemik yanıtı oluşturmayabilir. Bu nedenle beslenme değerlendirmesinde yalnızca içerik ve miktar değil, öğünün tüketildiği fizyolojik zaman da dikkate alınmalıdır.

Melatonin–MTNR1B sinyalizasyonu, bu ilişkinin olası mekanizmalarından biridir.

1. Melatonin, pankreatik β-hücre fonksiyonunu nasıl etkiliyor?

Melatonin, biyolojik gece sinyalini taşıyan bir hormondur. Pankreatik β-hücreler, melatoninin MT2 reseptörünü kodlayan MTNR1B genini eksprese eder.

MT2 reseptörünün aktivasyonu, Gi/o aracılı sinyalizasyonla adenilat siklaz–cAMP yolunu baskılayarak glukozla uyarılan insülin sekresyonunu azaltabilir.

2009 yılında yayımlanan araştırmada MTNR1B risk genotipi, pankreas adacıklarında artmış reseptör ekspresyonu ve bozulmuş erken insülin sekresyonuyla ilişkilendirildi. Hücresel deneylerde melatonin, glukozla uyarılan insülin salınımını inhibe etti. 1

Bu nedenle geç saatteki glisemik yükselişi yalnızca insülin direnciyle açıklamak doğru değildir; β-hücre sekresyonundaki azalma da rol oynayabilir.

2. Akşam yemeği zamanlaması: 845 kişilik randomize çalışma

Garaulet ve arkadaşlarının 2022 tarihli randomize çapraz çalışmasında 845 katılımcıya, alışılmış yatış saatinden dört saat veya bir saat önce 75 g oral glukoz tolerans testi uygulandı.

Geç zamanlamada melatonin düzeyi 3,5 kat daha yüksekti. Erken zamanlamaya kıyasla:

  • Glukozun inkremental AUC değeri %8,3 arttı.
  • İnsülinin inkremental AUC değeri %6,7 azaldı.
  • Etki, MTNR1B rs10830963 G risk aleli taşıyıcılarında daha belirgindi.

Genotip etkileşimi glukoz AUC’nin yanı sıra düzeltilmiş insülin yanıtı ve disposition index için de anlamlıydı. 2

Bulgular, geç saatte artan glukoz yanıtının en azından bir bölümünün yetersiz β-hücre sekresyonuyla ilişkili olabileceğini düşündürüyor.

Yöntemsel sınır: Çalışmada gerçek karma öğün yerine OGTT kullanıldı. Ayrıca erken ve geç koşullar arasında melatonin dışında sirkadiyen faz gibi başka değişkenler de farklıydı. Bu nedenle melatoninin nedensel katkısı doğrudan melatonin uygulanan çalışmalarla ayrıca değerlendirilmelidir.

3. Melatoninin β-hücre üzerindeki akut etkisi

Qian ve arkadaşlarının 2026 yılında yayımladığı çift kör, plasebo kontrollü çalışmada 21 sağlıklı yetişkine farklı günlerde 5 mg melatonin veya plasebo verildi. Katılımcıların 10’u MTNR1B risk aleli taşıyıcısıydı.

Risk aleli taşıyıcılarında melatonin:

  • Üç saatlik glukoz iAUC değerini %11,7 artırdı.
  • Erken C-peptid iAUC değerini %19,2 azalttı.
  • Birinci faz β-hücre yanıtını yaklaşık %40 baskıladı.

Taşıyıcı olmayanlarda aynı büyüklükte anlamlı etkiler görülmedi. Melatonin ayrıca risk aleli taşıyıcılarında insülinin kendi sekresyonu üzerindeki negatif geri bildirimini de yavaşlattı. 3

Bununla birlikte çalışma küçük ve kısa süreliydi; 5 mg farmakolojik melatonin ve intravenöz glukoz testi, doğal gece melatoniniyle gerçek öğün yanıtını tam olarak temsil etmez.

4. Genetik varyasyon melatonin zamanlamasını da etkileyebilir

MTNR1B rs10830963 varyantı yalnızca reseptör yanıtıyla değil, melatonin ritminin zamanlamasıyla da ilişkili olabilir.

2016 tarihli bir araştırmada G risk aleli taşıyıcılarında melatonin salgısının sabah daha geç sona erdiği, yüksek melatonin döneminin yaklaşık 41 dakika uzadığı ve melatonin düşüşünün yaklaşık 1,37 saat geciktiği bildirildi. 4

Bu bulgu, melatonin ve karbonhidrat alımının çakışmasının yalnızca geç akşam yemeklerinde değil, biyolojik gece sona ermeden yapılan çok erken kahvaltılarda da önemli olabileceğini düşündürüyor.

Ancak mevcut veriler, risk aleli taşıyıcılarında kahvaltının mutlaka geciktirilmesini desteklemiyor. Bu yaklaşımın klinik yararını gösteren yeterli müdahale çalışması bulunmuyor.

5. Öğün zamanlamasına ilişkin diğer kanıtlar

Gu ve arkadaşları, aynı besin içeriğine sahip akşam yemeğini 18.00 ve 22.00’de karşılaştırdı. Geç yemek, postprandiyal glukoz zirvesini yaklaşık %18 artırdı ve yağ oksidasyonunu azalttı. 5

Prediyabetli erkeklerde yapılan beş haftalık erken zaman kısıtlı beslenme çalışmasında ise kilo kaybı olmadan insülin duyarlılığı ve bazı β-hücre göstergeleri iyileşti. 6

Bu sonuçlar kronobeslenmeyi desteklese de etkilerin tamamı melatonine bağlanamaz. Periferik saat genleri, sirkadiyen insülin duyarlılığı, öğün dağılımı ve besin oksidasyonu da rol oynayabilir.

6. Meta-analizlerin gösterdiği tablo

Slebe ve arkadaşlarının 44 insan müdahale çalışmasını değerlendirdiği 2026 meta-analizinde, bir haftaya kadar süren çalışmalarda erken öğün zamanlaması:

  • İkinci saat postprandiyal glukozu ortalama 1,51 mmol/L,
  • Glukoz zirvesini ortalama 1,03 mmol/L

daha düşük buldu.

Ancak çalışmalar arasında yüksek heterojenlik vardı. Daha uzun süreli müdahalelerde açlık glukozu, insülin ve HOMA-IR açısından tutarlı yararlar gösterilemedi. 7

Bu nedenle kısa dönem glisemik avantaj, doğrudan uzun dönem diyabet riskinde azalma anlamına gelmez.

7. Melatonin takviyesi glisemik kontrolü bozuyor mu?

Akut ve uzun süreli melatonin çalışmalarının sonuçları farklıdır.

Küçük bir 2014 çalışmasında akut 5 mg melatonin, sabah ve akşam yapılan OGTT sırasında glukoz toleransını bozdu. 8

Buna karşılık 2025 meta-analizinde tip 2 diyabetli bireylerde melatonin takviyesi HbA1c’de iyileşmeyle ilişkilendirilirken açlık glukozunda anlamlı değişiklik görülmedi. 9 2026 tarihli başka bir derlemede de açlık glukozu değişmezken HbA1c, açlık insülini ve HOMA-IR gibi bazı ikincil göstergelerde iyileşmeler bildirildi. 10

Bu sonuçlar çelişki olarak değil, farklı soruların yanıtı olarak değerlendirilmelidir:

  • Akut çalışmalar: Melatonin reseptörleri aktive olduğunda glukoz yüküne yanıt nasıl değişiyor?
  • Uzun süreli çalışmalar: Takviyenin uyku ve metabolik düzenleme üzerindeki toplam etkisi ne?

Uzun dönem kanıtların heterojenliği nedeniyle genotip, uygulama saati ve uyku yanıtı klinik açıdan hâlâ net değildir.

8. Klinik uygulama çıkarımları

Özellikle prediyabeti, bozulmuş glukoz toleransı veya geç saatte büyük öğün tüketimi olan danışanlarda öğün zamanlaması, karbonhidrat miktarına ek bir değerlendirme alanı sunar.

Klinik görüşmede şu dört başlık birlikte ele alınmalıdır:

  1. Uyku ve sirkadiyen zamanlama: Yatış-kalkış saatleri, kronotip, vardiyalı çalışma ve uyku düzenliliği.
  2. Son öğün: Uykuya kalan süre, porsiyon büyüklüğü, enerji ve karbonhidrat içeriği.
  3. Glisemik fenotip: HbA1c, açlık glukozu, gerektiğinde OGTT ve uygun hastalarda sürekli glukoz izlemi.
  4. Melatonin kullanımı: Doz, uygulama saati ve glukoz içeren öğünlerle zaman ilişkisi.

Geç saatte yüksek karbonhidrat tüketen uygun bir danışanda ilk müdahale, karbonhidratı azaltmak yerine öğünü daha erken saate taşımak olabilir. Uyku düzeni korunarak son büyük öğünün yatıştan yaklaşık 3–4 saat önce tamamlanması pratik bir başlangıç yaklaşımıdır; bu süre evrensel bir eşik değildir.

Genetik test şu aşamada rutin klinik gereklilik değildir. Risk aleli taşımayanlarda da öğün zamanlaması, melatonin dışındaki mekanizmalarla glisemik yanıtı etkileyebilir.

9. Kişiselleştirilmiş beslenme açısından fırsat

Mevcut kanıtlar, aynı beslenme müdahalesinin herkeste aynı sonucu vermeyebileceğini gösteriyor. Klinik açıdan temel soru yalnızca “Erken yemek yararlı mı?” değil, şudur:

Hangi metabolik ve sirkadiyen fenotipte, hangi öğünün zamanını değiştirmek en büyük glisemik yararı sağlar?

Bu soruyu yanıtlamak için genotip, endojen melatonin ritmi, uyku fazı, glisemik yanıt ve gerçek karma öğünleri birlikte değerlendiren daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç var.

Klinik sonuç: Karbonhidrat toleransı yalnızca miktara veya glisemik indekse bağlı değildir. Öğünün biyolojik zamanı ve bireyin metabolik yanıt kapasitesi de beslenme planına dahil edilmelidir.

Kaynaklar

  1. Lyssenko V ve ark. (2009). Common Variant in MTNR1B Associated with Increased Risk of Type 2 Diabetes and Impaired Early Insulin Secretion. Nature Genetics. ↗
  2. Garaulet M ve ark. (2022). Interplay of Dinner Timing and MTNR1B Type 2 Diabetes Risk Variant on Glucose Tolerance and Insulin Secretion. Diabetes Care. ↗
  3. Qian J ve ark. (2026). Melatonin Impairs Glucose Tolerance, First-Phase Insulin Secretion, and Insulin Feedback Inhibition; Interaction With MTNR1B Diabetes Risk Variant. Diabetes Care. ↗
  4. Lane JM ve ark. (2016). Impact of Common Diabetes Risk Variant in MTNR1B on Sleep, Circadian, and Melatonin Physiology. Diabetes. ↗
  5. Gu C ve ark. (2020). Metabolic Effects of Late Dinner in Healthy Volunteers. Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism. ↗
  6. Sutton EF ve ark. (2018). Early Time-Restricted Feeding Improves Insulin Sensitivity, Blood Pressure, and Oxidative Stress Even Without Weight Loss in Men with Prediabetes. Cell Metabolism. ↗
  7. Slebe R ve ark. (2026). Effects of Timing of Meal Intake on Glucose Metabolism: A Systematic Review and Meta-analysis of Human Intervention Studies. Nutrition, Metabolism and Cardiovascular Diseases. ↗
  8. Rubio-Sastre P ve ark. (2014). Acute Melatonin Administration in Humans Impairs Glucose Tolerance in Both the Morning and Evening. Sleep. ↗
  9. Lv X ve ark. (2025). The Effect of Melatonin Supplementation on Glycemic Control in Patients with Type 2 Diabetes. Frontiers in Endocrinology. ↗
  10. Dias GZT ve ark. (2026). Melatonin Supplementation Improves Insulin Resistance Markers but Not Fasting Glucose: A Systematic Review and Meta-analysis. Diabetes Research and Clinical Practice. ↗

Bu yazı genel bilgilendirme içindir. Kişisel beslenme planı, sağlık öykünüz ve mevcut tedavinizle birlikte değerlendirilir.

Klinik okuma çerçevesine dön